• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/halilerem.yerli
Halil Erem Yerli
halileremyerli@gmail.com
Haydi görelim sizi
20/11/2019

                                                        Merhaba,

Değerli okurlar! Zaman öyle geçiyor ki, adeta su gibi. Yel gibi. Sanki; günler günü, haftalar haftaları kovalıyıp duruyor. İnsanlarımız mutsuz. İnsanlarımız umutsuz. Ömür denilen yaşam yolculuğunda, insanlar güven ve birazcık mutlu olmak istiyor. Bu da hakkıdır herhalde. Çoğu insanımız, gece yatağa başını koyarken veya sabahtan evden işine giderken 'acaba ne düşünüyor?' diye bilmem hiç aklınıza geliyor mu? Hele de, İlgililer, yetkililer, etkililer, siyasiler düşünüyor mu? Ben öyle sanıyorum ki; insanlarımızın çoğu, yatarken başını yastığa hiç de rahat koyamıyor. Acaba; yarın nasıl olacak? Nelerle karşılaşacağım. Şu şu işlerimi yapabilecek miyim!... Gibi kaygılarla uykuları kaçıyor. İşçi, memur, sabit gelirli, hatta esnaf gündüz de, tüm gün boyu, alacağını-vereceğini düşünüp, düşüncede bile yaşamsal denge tutturamıyor.

                                                                 *****

Hergün yaşanan olumsuzluklar, işsizlik, pahalılık, ekonomik sıkıntı insanlarımızı moralman da bitirdi. Bunlar yetmiyormuş gibi; toplumu üzen, geren, aklını karıştıran, yüreğini burkan haberler yüzünden, insanlar neredeyse gazete okumaktan, radyoları dinlemekten, tv’leri izlemekten ürperiyor. Korkuyor. Artık gözleri o ürpertirici manzaraları görmek, kulakları o acıklı sözleri duymak istemiyor. Birazcık olsun insanca yaşamak, yaşamında azıcıkd da, olsa mutluluk duymak istiyor. Herkesin kafası karışık, beyinleri durgun. Gelecek günlerin kendisi için, neler getireceğini bilmiyor. Çoğunluk kuşkulu. Ama;  o yaşam çemberi içinde birazcık umutla bile, dönüp dönüp duruyor.

                                                                  *****

Milletin çoğu; güncel oluşları mı; kendi sorunlarını mı irdelesin, bıktı. Usandı.... Umulmadık zamanda öyle şeyler çıkıyor ki, şaşırmamak mümkün değil. İşte son günlerde, ülke içinde yaşanan gelişmeler,ülke dışında  yaşanan olaylar. Gazetelerden okuduklarımız, tv’lerde gördüklerimiz. Bİr tarafta halkın geçim derdi. Asıl bundan daha önemlisi de, ülkenin dibine dinamit koyma, insanlarımızı birbirine düşürme çabaları. Hatta, ülkenin bölünmesi, parçalanması girişimleri. Ne acı ki, birilerinin gözü; hep milletimizin, ülkemizin üstünde. Aç akbabalar gibi, sinsi çakallar gibi bekliyorlar.

                                                                  *****

Sevgili dostlar, yazımın yukarı bölümünde; benim, senin, onun, yani hepimizin yaşadığı ortamı aktarmaya çalıştım. Gerçekten de ülkemiz insanının mutlu yaşadığını, hiç kimse iddia edemez. Ülkeyi yönetenler siyasi erk'i elinde tutanlar, etkililer, yetkililer de iddia edemez, etmemeli. Siyasiler de etmemeli. Hele siyasiler hiç etmemeli. Nedir, Allah aşkına sokak jargonu sözler. Bunlar ülkeyi yönetme konumunda olanlara yakışıyor mu? Makam uğruna, bir koltuk uğruna; seviyeyi düşürmek, zaten o makamlara hiç yakışmaz. Bir 'olağanüstü' sürec yaşıyoruz.Mehmetçiklerimiz Suriye’de kahramanca mücadele ediyor. Kan döküyor. Can veriyor Tam birlik, dayanışma, el ele kol kola olma zamanı iken, siyasilerin birbirine söylediklerine bakın!. Söylenenleri yazsam sayfalar dolar. Kağıtlar belki de kızarır...

                                                                    ******

 Bu nasıl bir siyasi yarışma? Bu nasıl, bir siyasi örneklik Bu nasıl bir siyasi liderlik.O kadar galiz sözler, hangi meseleyi çözüyor, milletin hangi derdine derman oluyor? Herkese örnek olması gereken o milletin vekilleri, siyasi yetkilileri, iyi örnek yerine milletin tepkisini çekiyor. Halk; yazmaya bile utandığımız o çirkin sözleri,vekillerin, liderlerin ağzından duydukça;’ Vay be..Benim vekilime bak. Benim liderime bak. Ben; aş,iş ekmek peşinde koşarken onlar nelerle uğraşıyor.’ Onların galiz sözleri;;işçiyi, memuru, emekliyi, dar gelirliyi mutlu ediyor mu? Hayır. O zaman neden o sokak jargonuyla birbirinizle bu kadar uğraşıyorsunuz?                                  

                                                                     ******

Yapmayın beyler! Kötü sözlerle, halkın nazarında iyi puan kazanacağınızı düşünüyorsanız, kendinizi aldatıyorsunuz. Halktan puan kazanacağım diye kötü sözlerle birbirinizi rencide etmeyin. Kendiniz de rencide olup incinmeyin. Şu bir gerçek ki; siyasetçi olarak kesinlikle sokak jargonu sözcüklerden yararlanacağınızı sanmayın, buna da çalışmayın. Yeni bir yıla yaklaşıyoruz…Bari bu 2020’de birbirinize yüreğinizde, gönlünüzde sevgi ve barış bayrağını açın. Çünkü; önce iç barışa, birliğe, sevgiye  çok çok ihtiyacımız var. Gizli emperyalist güçler güçlü olmamızı istemiyor, bölünüp parçalanmamızı bekliyor. Birbirinizle uğraşmayı, argo sözcükler kullanmayı değil, bu Millet, bu Devlet için, neler yapacağınızı, bu halkı nasıl mutlu edeceğinizi anlatın. Bu uğurda çaba gösterin. Bunda; en büyük sorumluluk da; sayın liderlerde. Sayın TBMM üyelerinde. Haydi görelim sizi…Karar sizin…



451 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Cumhuriyet ve Atatürk - 26/10/2023
‘Türkiye Devleti’nin yönetim biçimi Cumhuriyettir’ 29 Ekim’de de bu yasa TBMM’de “Yaşasın Cumhuriyet” alkışlarıyla onaylandı.
CHP Meclisi terk etti - 14/10/2023
Silivri Belediye Meclisi; 2024 Mali yılı bütçesi ve Performans programını içeren tek gündem maddesini görüşmek üzere toplandı. Toplantı; Başkan Volkan Yılmaz ve CHP Grup Başkanı Melih Yıldız arsında yaşanan sözlü gerilim üzerine CHP meclisi terk etti
Sekiz yıl önce ne demişiz! - 15/03/2023
Bu yazı; Mart 2014 tarihinde yapılan seçimle ilgili bir yazı. Yineleyerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Şöyle ki:
Ve artık “SİLİVRİ SOĞUK!” denmeyecek! - 11/09/2022
Silivri Belediye Meclisi’nin Eylül 2022 toplantısında konuşan Başkan Yılmaz, Silivri Cezaevi’nin isminin Marmara Cezaevi olarak değiştirildiğini anlattı. Bundan böyle ,Silivri Cezaevi ima edilerek, “Silivri soğuk” denilemeyecek.
Bir Vicdan Borcumuz da Yok mu? - 02/06/2022
Değerli dostlar; Atatürk’ü anlamak için, önce onu çok okumak ve tanımak gerek. Kurtuluş Savaşı öncesini ve sonrasını bilmek gerek. Çektiği sıkıntıları yüreğinde hissetmek gerek
Cumhuriyet ve Atatürk - 28/10/2021
Değerli okurlar; 30 Ekim 1918 Mondaros Mütarekesiyle topraklarımız üzerinde kara bulutlar dolaşmaya başladı. Hemen 3 gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi. Ardından 6 Kasım 1918’de İngiliz gemisi İzmir limanına girdi.
Mehmet F. Saygın, yok mu saygın? - 01/10/2021
Kendisine 'hoş geldiniz' diyen öğretmeni sınıftan kovan Kaymakam Mehmet Faruk Saygın, yok mu saygın, Fatih Sultan Mehmet’i okusaydın…
Bir vicdan borcumuz yok mu? - 10/06/2021
Değerli dostlar; Atatürk’ü anlamak için, önce onu çok okumak ve tanımak gerek. Kurtuluş Savaşı öncesini ve sonrasını bilmek gerek. Çektiği sıkıntıları yüreğinde hissetmek gerek. Tarihimizi doğru, dürüst öğrenmek gerek.
“ Bütün cihan Bilmelidir ki!” - 30/04/2021
Sevgili dostlar; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 101.Yılı’nı kutluyoruz. Ancak ne acı ki, eskiden olduğu gibi, gerektiği gibi çok da coşkulu kutlama yapamıyoruz.
 Devamı
habertv999 izle

Takvim
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.486832.6170
Euro34.601234.7398
Hava Durumu
Çekmece

Çekmece