Yüreğim yanıyor yüreğim…
Yaş dediğin ne ki, gözden çıkan damlalar… Halbuki; benim yalnız gözlerim değil,
tüm bedenim baştan başa, taa kanıma kadar yanıyor yanıyor ağlıyor. Hatta, tüm
vücudum için için yanarken, her uzvum ağlarken, elime tutuşturduğum kalemim
bile, beyaz sayfaya dökülen sözcüklerle her harfin, hecelerin yan yana
dizilişiyle ağlıyor ağlıyor…Yüreğim yanıyor yüreğim….Yaş dediğin ne ki, gözden
dökülen damlalar… Halbuki; benim yalnız gözlerim değil, tüm bedenim baştan başa
yanıyor, ağlıyor. Yalnız gözlerim ve bedenim mi, beyaz sayfaya dökülen
sözcüklerle, her hecenin her harfin yan yana dizilişiyle kalemim ağlıyor…Ablamı
kaybettim…
Evet dostlar, “Ateş
düştüğü yeri yakar.” derler, doğru da; çevresi de yanıyor, abla acısıyla için
için yanıp, tutuşup ağlarken, şehitlerimiz de, acımı, üzüntümü adeta
katmerleştiriyor…
Yüreğim yanıyor yüreğim.
Yaş dediğin ne ki, gözden çıkan damlalar…. Halbu ki, benim yalnız gözlerim
değil, tüm bedenim baştan başa, kanıma kadar yanıyor, ağlıyor. Hatta taa, tüm
vücudum için için yanarken, her uzvum ağlarken, elime tutuşturduğum kalemim
bile, beyaz sayfaya dökülen sözcüklerle, her harfin, hecelerin yan yana
dizilişiyle ağlıyor ağlıyor… Ablamı kaybettim…..Onlarca Mehmet’imi kaybettim…Körolası
korona belasından vatandaşımı kaybettim…Yüreğim
yanıyor yüreğim. Yaş dediğin ne ki, gözden çıkan damlalar…YÜREK YANAR, KALEM DE AĞLARSA NE YAZILABİLİR Kİ!